Uhud Şehitliği ve Uhud Dağı Ziyareti: Hz. Hamza’nın Kabri, Okçular Tepesi ve Ziyaret Adabı

Medine’nin kuzeyinde, şehrin silüetine hâkim kızılımsı bir dağ vardır: Uhud. Eteğinde, duvarla çevrili sade bir kabristan uzanır; içinde Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) amcası Hz. Hamza ile Uhud Savaşı’nın yaklaşık yetmiş şehidi yatar. Umre programlarının Medine ayağındaki rehberli ziyaret turunun sabit duraklarından biri olan Uhud Şehitliği, Kubâ Mescidi ve Kıbleteyn Mescidi gibi bir mescid ziyareti değil, bir savaşın ve bir dersin yerinde okunduğu duraktır. Bu rehberde Uhud’un nerede olduğunu, savaşta ne yaşandığını, Okçular Tepesi’nin neden bu kadar önemli olduğunu, Hz. Hamza’nın kabrini, kabir ziyaretinin adabını ve mezheplere göre hükümlerini tek tek anlattık. Medine’nin bütün duraklarını kapsayan plan için 10 duraklı Medine ziyaret rotamıza da bakabilirsiniz.


Uhud Nerede? Ziyaret İçin Pratik Bilgiler

Uhud Dağı, Medine’nin kuzeyinde, Mescid-i Nebevî’ye yaklaşık 5 kilometre uzaklıktadır; araçla 10-15 dakikada ulaşılır. Şehitlik, dağın güney eteğinde; Okçular Tepesi ise şehitliğin hemen karşısındadır. Ziyaret alanı üç parçadan oluşur: duvarla çevrili şehitlik, çıkılabilen Okçular (Ayneyn) Tepesi ve yakın yıllarda inşa edilen Hz. Hamza Mescidi (Mescid-i Seyyidü’ş-Şühedâ). Rehberli Medine turunda genellikle Kubâ ve Kıbleteyn’den sonra, sabahın serin saatlerinde ziyaret edilir.

BilgiDetay
KonumMedine’nin kuzeyi, Uhud Dağı’nın güney eteği
Mescid-i Nebevî’ye uzaklıkYaklaşık 5 km (araçla 10-15 dk)
Önerilen ziyaret süresi45-60 dakika
Görülecek yerlerŞehitlik (dışından), Okçular Tepesi, Hz. Hamza Mescidi, Uhud silüeti
Şehitliğe girişKabristanın içine girilmez; duvarın dışından selam verilip dua edilir
En uygun saatSabah; alanda gölge azdır, öğle saatlerinde sıcak bunaltır
Yanınıza alınSu, şapka veya şemsiye, rahat ayakkabı (tepeye çıkış için)

Bilgi: Uzaklık ve süreler yaklaşık değerlerdir; otelinizin konumuna göre değişir. Konaklama yerinin ziyaret planını nasıl etkilediğini umre otelleri rehberimizde ve Medine otelleri sayfamızda anlattık. Yürümekte zorlanan misafirlerimiz için Okçular Tepesi’ne çıkmak zorunlu değildir; şehitlik ve mescid düz zeminde, araca yakındır. Bu konudaki ipuçları yaşlı ve engelli misafirler için umre rehberimizde yer alır.


Uhud Savaşı Kısaca: Hicretin Üçüncü Yılında Ne Oldu?

Uhud Savaşı, hicretin üçüncü yılında, Şevval ayında (milâdî 625) yapıldı. Bir yıl önce Bedir’de ağır bir yenilgi alan Mekkeli müşrikler, bu kaybın intikamını almak ve Medine’deki Müslüman varlığını bitirmek için yaklaşık üç bin kişilik bir orduyla Medine’ye yürüdü. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) önce şehirde savunmada kalmayı düşündü; ancak özellikle Bedir’e katılamamış genç sahabilerin ısrarıyla şehir dışına çıkma kararı verildi. Yolda münafıkların reisi Abdullah b. Übey yaklaşık üç yüz adamıyla geri döndü; Müslümanlar Uhud’a yaklaşık yedi yüz kişiyle ulaştı.

Efendimiz orduyu sırtı Uhud Dağı’na gelecek şekilde yerleştirdi ve sol kanattaki açıklığı, yani bugün Okçular Tepesi dediğimiz Ayneyn Tepesi’ni, Abdullah b. Cübeyr komutasındaki elli okçuya emanet etti. Savaşın ilk safhası Müslümanların lehine gelişti; müşrik ordusu dağılmaya başladı. Ne var ki okçuların çoğunun tepeden inmesiyle Hâlid b. Velîd’in (o gün henüz müşrik saflarındaydı) süvarileri arkadan dolaştı ve tablo tersine döndü. Bu ikinci safhada Hz. Hamza şehit edildi, Efendimiz yaralandı, “Muhammed öldürüldü” söylentisi orduyu sarstı. Müslümanlar dağın eteğinde toparlandı; müşrikler Medine’ye giremeden Mekke’ye döndü. Savaş yaklaşık yetmiş şehit bırakarak sona erdi.

Kur’an-ı Kerim Uhud’u uzun uzun anlatır; Âl-i İmrân sûresinin 121-179. âyetleri büyük ölçüde bu savaşın değerlendirmesidir. “Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer inanıyorsanız en üstün sizsiniz” (Âl-i İmrân 3/139) âyeti, Uhud sonrası sarsılan Müslümanlara inmiştir. Efendimiz’in yaralanması ve “Muhammed ancak bir resuldür; ondan önce de resuller gelip geçmiştir. O ölür veya öldürülürse gerisin geri mi döneceksiniz?” (Âl-i İmrân 3/144) âyeti de Uhud’la ilgilidir.


Okçular Tepesi: Bir Emrin ve Bir Dersin Yeri

Uhud ziyaretinin en öğretici noktası, şehitliğin karşısındaki küçük tepedir. Berâ b. Âzib’in (r.a.) rivayetine göre Efendimiz okçulara şöyle emretmişti: “Bizi kuşları kapar hâlde görseniz bile ben size haber gönderinceye kadar yerinizden ayrılmayın; düşmanı bozguna uğrattığımızı görseniz bile ben size haber gönderinceye kadar yerinizden ayrılmayın” (Buhârî, Meğâzî 17). Müşrikler dağılıp ganimet ortada kalınca okçuların büyük kısmı “Savaş bitti, emir artık geçerli değil” diyerek tepeden indi; komutanları Abdullah b. Cübeyr az sayıda okçuyla yerinde kaldı ve şehit oldu. Süvarilerin bu açıklıktan dolaşmasıyla kazanılmış bir savaş kaybedilmek üzere geldi.

Tepeye çıkıp aşağıya bakınca bu sahne kendiliğinden anlaşılır: tepe küçüktür, ama savaş alanının tamamını görür. Rehberin anlatımıyla burada okunan ders, İslam ahlakının en temel ilkelerinden biridir: emrin gerekçesi bittiğini düşündüğünüzde bile emir bitmemiştir. Kur’an bunu “Allah size olan vaadini yerine getirdi… Sonunda gevşediniz, emir hakkında tartıştınız ve sevdiğiniz şeyi (ganimeti) size gösterdikten sonra isyan ettiniz” (Âl-i İmrân 3/152) ifadesiyle anlatır. Aynı âyet, bu hataya rağmen Allah’ın affettiğini de bildirir; Uhud, yenilginin değil, affın ve toparlanmanın dersidir.


Hz. Hamza: Şehitlerin Efendisi ve Kabri

Hz. Hamza b. Abdülmuttalib (r.a.), Peygamber Efendimiz’in amcası ve süt kardeşidir; Mekke döneminde Müslüman olması İslam’ın açıktan tebliğinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bedir’de ve Uhud’un ilk safhasında ön saflarda savaştı. Uhud’da, kendisine azat edilme vaadi verilen Vahşî b. Harb’in attığı mızrakla şehit oldu; Vahşî yıllar sonra Müslüman olduğunda bu olayı bizzat anlatmıştır (Buhârî, Meğâzî 23). Savaştan sonra cesedine yapılan müsle (uzuv kesme) Efendimiz’i derinden sarsmış; Hz. Hamza için duyduğu üzüntü siyer kaynaklarında uzun uzun nakledilir. Efendimiz’in ona “şehitlerin efendisi” (seyyidü’ş-şühedâ) dediği rivayet edilir; bu unvan İslam tarihinde onunla özdeşleşmiştir.

Kabri, Uhud Şehitliği’nin içinde, kabristanın en belirgin noktasındadır. Rivayete göre kız kardeşinin oğlu Abdullah b. Cahş ile aynı kabre defnedilmiştir. Osmanlı döneminde kabrinin üzerinde bir türbe bulunduğu, bunun 20. yüzyılın ilk yarısında kaldırıldığı nakledilir; bugün kabir, diğer şehitler gibi sade bir toprak kabirdir ve kabristanı çevreleyen duvarın dışından görülür. Ziyaretçiler Hz. Hamza’ya ve bütün Uhud şehitlerine duvarın önünden selam verip dua eder. Kabristanın yanındaki Hz. Hamza Mescidi’nde iki rekât namaz kılmak, ziyareti tamamlar.

Sık yapılan hata: Hz. Hamza’nın kabri bir ziyaret durağıdır, dilek yeri değildir. Kabrin başında ondan bir şey istemek, kabre yönelerek dua etmek veya kabristandan toprak almak İslam’ın kabir ziyareti anlayışıyla bağdaşmaz. Doğru olan, şehitlere selam vermek, onlar için Allah’tan rahmet dilemek ve kendi duamızı Allah’a yöneltmektir.


Uhud’un Diğer Şehitleri: Mus’ab, Hanzala ve Diğerleri

Uhud Şehitliği’nde Hz. Hamza’nın yanı sıra İslam tarihinin en çok anılan isimlerinden bazıları yatar:

  • Mus’ab b. Umeyr (r.a.): Hicretten önce Medine’ye gönderilen ilk İslam öğretmeni ve Uhud’da ordunun sancaktarı. Şehit düştüğünde kefen olarak yalnızca bir hırkası vardı; başı örtülünce ayakları, ayakları örtülünce başı açıkta kalıyordu. Efendimiz başının örtülmesini, ayaklarının üzerine izhir otu konmasını emretti (Buhârî, Cenâiz 27).
  • Hanzala b. Ebû Âmir (r.a.): Düğün gecesinin sabahında cihat çağrısını duyup gusül abdesti almaya fırsat bulamadan savaşa koştu ve şehit oldu. Efendimiz’in “Meleklerin onu yıkadığını gördüm” buyurduğu siyer kaynaklarında nakledilir; bu yüzden “gasîlü’l-melâike” (meleklerin yıkadığı) diye anılır.
  • Abdullah b. Cahş (r.a.): Hz. Hamza’nın yeğeni, ilk seriyye komutanlarından; rivayete göre Hz. Hamza ile aynı kabri paylaşır.
  • Abdullah b. Cübeyr (r.a.): Okçuların komutanı; yerini terk etmeyen az sayıda okçuyla birlikte tepede şehit oldu.
  • Enes b. Nadr (r.a.): Bedir’e katılamadığı için üzülmüş, “Allah bana bir savaş daha nasip ederse ne yapacağımı görecek” demişti. Uhud’da bedeninde seksenden fazla yara bulundu; kız kardeşi onu ancak parmağından tanıyabildi. “Müminlerden öyle adamlar vardır ki Allah’a verdikleri sözde durdular” (Ahzâb 33/23) âyetinin onun hakkında indiği nakledilir (Buhârî, Cihâd 12).

Uhud şehitleri yıkanmadan, kanlı elbiseleriyle ve ikişer ikişer aynı kabre defnedildi; Efendimiz “Hangisi Kur’an’ı daha çok biliyordu?” diye sorup onu kabirde öne koyduruyordu (Buhârî, Cenâiz 73). Fıkıhta savaş şehidinin yıkanmaması hükmü bu uygulamaya dayanır; şehide cenaze namazı kılınıp kılınmayacağı ise aşağıda göreceğiniz gibi mezhepler arasında farklıdır.


Uhud Şehitliği Bugün: Ziyarette Neler Görülür?

Ziyaret alanı düzenli ve sade tutulmuştur. Araç park alanından birkaç dakikalık yürüyüşle şehitliğin duvarına ulaşılır. Kabristanın kapısı kapalıdır; ziyaretçiler dışarıdan, açıklayıcı levhaların bulunduğu bölümden kabirleri görür. Hz. Hamza’nın kabri çevre duvarının içinde, diğer şehitlerin kabirleri ise toprak zeminde sıralı hâlde belli belirsiz seçilir. Duvarın karşısındaki Okçular Tepesi’ne merdivenli bir yolla birkaç dakikada çıkılır; tepe küçük olduğundan kalabalık saatlerde sıra oluşabilir. Tepeden Uhud Dağı’nın uzun kızıl sırtı, şehitlik ve savaş alanının tamamı görülür.

Uhud Dağı’nın kendisi birkaç kilometre uzunluğunda, yaklaşık bin metre yüksekliğinde kızılımsı bir sıradağdır. Efendimiz’in yaralandıktan sonra sığındığı nakledilen mağara dağın yamacındadır; ancak oraya çıkmak hem zor hem de programda yoktur. Yalnız veya rehbersiz olarak dağa tırmanmayı denemeyin. Alanın çevresinde hurma, misvak ve hediyelik satan tezgâhlar bulunur; hurma alacaksanız fiyat ve çeşit bilgisi için hurma fiyatları rehberimize bakabilirsiniz.

Efendimiz’in “Uhud bir dağdır; o bizi sever, biz de onu severiz” buyurduğu nakledilir (Buhârî, Cihâd 71). Bir başka rivayette Efendimiz, Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman ile birlikte Uhud’a çıktığında dağ sarsılmış, Efendimiz “Sakin ol Uhud! Üzerinde bir peygamber, bir sıddîk ve iki şehit var” buyurmuştur (Buhârî, Fezâilü’l-Ashâb 5). Uhud’a bakarken bu rivayetleri hatırlamak, dağı sıradan bir manzara olmaktan çıkarır.


Kabir Ziyaretinin Adabı ve Mezhep Hükümleri

Kabir ziyareti, dört mezhebe göre de erkekler için müstehaptır. Efendimiz “Size kabir ziyaretini yasaklamıştım; artık ziyaret edin” buyurmuştur (Müslim, Cenâiz 106). Ziyaretin amacı ölümü hatırlamak ve kabirdekiler için dua etmektir. Kabristana girildiğinde veya önünden geçilirken Efendimiz’in öğrettiği selam okunur: “Selam size ey müminler yurdunun sakinleri! İnşallah biz de size katılacağız. Allah’tan bize ve size afiyet dilerim” (Müslim, Cenâiz 102-103). Uhud’da bu selama şehitler için rahmet duası eklenir. Bazı konularda mezhepler arasında farklar vardır; en çok sorulanları aşağıdaki tabloda topladık.

KonuHanefî mezhebiŞâfiî mezhebi
Erkeklerin kabir ziyaretiMüstehap (sünnet)Müstehap (sünnet)
Kadınların kabir ziyaretiTercih edilen görüşe göre caizdir; feryat, kalabalıkta sıkışma gibi sakıncalar yoksa erkekler gibi ziyaret ederFitne ve sıkıntı ihtimali varsa mekruh sayılmış; sakınca yoksa caiz görülmüştür. Peygamber kabri ziyareti her hâlükârda müstehaptır
Kabir başında Kur’an okumakOkunur, sevabı ölülere bağışlanırCaizdir; okuyup ardından dua etmek tavsiye edilir
Savaş şehidine cenaze namazıKılınır; yıkanmaz, kanlı elbisesiyle defnedilirKılınmaz; yıkanmaz, kanlı elbisesiyle defnedilir (Uhud uygulaması delil alınır)
Kabre yönelerek dua etmek, kabirdekinden istemekDua yalnız Allah’a yapılır; kabirdekinden istemek caiz değildirAynı hüküm; ziyaretçi kıbleye veya kabre dönebilir, ancak istek yalnız Allah’tandır

Kadın misafirlerimiz için Medine ve Mekke’deki ziyaretlerin özel durumlarını kadınlar için umre rehberimizde ayrıntılı anlattık. Uhud’da özellikle şu davranışlardan kaçınılmalıdır:

  1. Kabristandan toprak veya taş almak. Hem yasaktır hem de “bereket için” niyetiyle yapıldığında dinî bir dayanağı yoktur.
  2. Kabir başında yüksek sesle ağlayıp dövünmek. Ölüye ağlamak insanidir; feryat ve dövünme ise yasaklanmıştır.
  3. Şehitlerden dilekte bulunmak, kabre yüz sürmek, ip bağlamak. Bunlar ziyaret adabı değil, sonradan türemiş uygulamalardır.
  4. Kabristan duvarına tırmanmak, içeri girmeye çalışmak. Görevliler izin vermez; ziyaret duvarın dışından yapılır.
  5. Fotoğraf için dua edenlerin önüne geçmek. Kalabalık günlerde en çok rahatsızlık veren davranıştır.

Medine’deki bütün ziyaretler gibi Uhud ziyareti de ihramsız yapılır. İhrama, Medine’den Mekke’ye hareket edilirken şehir çıkışındaki Zülhuleyfe (Bir-i Ali) mikatında girilir; ayrıntılar için ihram rehberimize ve umrenin bütün adımlarını anlattığımız umre nasıl yapılır rehberimize bakabilirsiniz.


Uhud’dan Alınacak Dersler

Uhud’u değerli kılan, kazanılmış bir savaş olması değildir; Bedir zaferdi, Uhud ise imtihandı. Kur’an’ın bu savaşa Bedir’den çok daha fazla âyet ayırması bundandır. Rehberli ziyarette şehitliğin önünde durup şu dersleri hatırlamak, umre yolculuğunun manevi kazancını büyütür:

  • Emre bağlılık: Okçular Tepesi, “artık gerek kalmadı” düşüncesinin bedelini gösterir.
  • Dünyalığa karşı sabır: Ganimet arzusu, kazanılmış bir günü tehlikeye attı; âyet bunu “sevdiğiniz şeyi size gösterdikten sonra” ifadesiyle anlatır (Âl-i İmrân 3/152).
  • Peygamber’e bağlılığın ölçüsü: “Muhammed ancak bir resuldür” (Âl-i İmrân 3/144) âyeti, imanın kişiye değil Allah’a bağlanmak olduğunu Uhud’da öğretti; Hz. Ebû Bekir bu âyeti Efendimiz’in vefatında da okumuştur.
  • Şehitlerin diri olduğu inancı: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanma; onlar diridir, Rableri katında rızıklanırlar” (Âl-i İmrân 3/169). Uhud şehitliğinin önünde bu âyet başka türlü okunur.
  • Hatadan sonra af: Uhud’un hikâyesi yenilgiyle değil, “Allah sizi affetti” (Âl-i İmrân 3/152) ifadesiyle biter.

Umre Programlarında Uhud Ziyareti

EFT Turizm’in Medine konaklamalı tüm umre programlarında rehberli Medine ziyaret turu program ücretine dahildir; Uhud Dağı ve Şehitliği bu turun duraklarından biridir ve ziyaret, Kubâ Mescidi, Mescid-i Kıbleteyn ve Yedi Mescitler ile aynı gün yapılır. 2026-2027 sezonunda Medine geceleri bulunan programlarımız: Ekim umresi, Kasım umresi, Regaib Kandili umresi, Aralık umresi, Regaib ve Mirac Kandili umresi, tam Ramazan umresi ve Şevval umresi. Programların tarih, otel ve fiyat karşılaştırması 2027 umre fiyatları rehberimizde, kalkış düzeni İstanbul çıkışlı umre turları yazımızda, mevsim seçimi ise umreye ne zaman gidilir rehberimizde yer alır. İlk kez gidecekseniz ilk umre rehberimiz hazırlığın tamamını adım adım anlatır.


Sık Sorulan Sorular

Uhud Şehitliği nerede?

Medine’nin kuzeyinde, Uhud Dağı’nın güney eteğindedir. Mescid-i Nebevî’ye yaklaşık 5 km uzaklıktadır ve araçla 10-15 dakikada ulaşılır; rehberli Medine ziyaret turunun standart duraklarındandır.

Uhud Şehitliği’nde kimler yatıyor?

Peygamber Efendimiz’in amcası Hz. Hamza ile Uhud Savaşı’nın yaklaşık yetmiş şehidi burada medfundur. Mus’ab b. Umeyr, Hanzala b. Ebû Âmir, Abdullah b. Cahş, okçuların komutanı Abdullah b. Cübeyr ve Enes b. Nadr bunların en bilinenleridir.

Hz. Hamza’nın kabri ziyaret edilebilir mi?

Evet, ancak kabristanın içine girilmez. Hz. Hamza’nın kabri çevre duvarının içindedir; ziyaretçiler duvarın dışından selam verir ve dua eder. Kabrin üzerinde bugün türbe yoktur, sade bir toprak kabirdir.

Okçular Tepesi’ne çıkılabilir mi?

Evet. Şehitliğin karşısındaki küçük tepeye merdivenli bir yolla birkaç dakikada çıkılır; tepeden savaş alanının tamamı görülür. Yürümekte zorlananlar için çıkış zorunlu değildir; şehitlik ve Hz. Hamza Mescidi düz zemindedir.

Uhud Savaşı ne zaman oldu?

Hicretin üçüncü yılında, Şevval ayında (milâdî 625) oldu. Bedir’in intikamını almak isteyen Mekkeli müşriklerle Müslümanlar arasında yapıldı; okçuların tepeyi terk etmesiyle kazanılmakta olan savaş imtihana dönüştü ve yaklaşık yetmiş sahabi şehit oldu.

Uhud ziyaretinde ne yapılır, ne okunur?

Şehitlere Efendimiz’in öğrettiği kabristan selamı verilir, onlar için rahmet duası edilir, Hz. Hamza Mescidi’nde iki rekât namaz kılınır ve rehberden savaşın seyri yerinde dinlenir. Kabristandan toprak almak, kabre yönelip dilekte bulunmak ve feryatla ağlamak ziyaret adabına aykırıdır.

Umre programlarında Uhud ziyareti var mı?

Evet. EFT Turizm’in Medine konaklamalı umre programlarındaki rehberli Medine ziyaret turu Uhud Dağı, Kubâ, Kıbleteyn ve Yedi Mescitler duraklarını kapsar; bu tur program ücretine dahildir, ayrıca ücret ödenmez.


Uhud, bir savaşın değil bir dersin durağıdır: emre bağlılığın, sabrın ve affın dersi şehitliğin önünde, Okçular Tepesi’nin üstünde yerinde okunur.

Medine konaklamalı umre programlarımız ve güncel tarihler için bizi arayabilir, ziyaret planınızı uzman ekibimizle birlikte kurabilirsiniz.

← Tüm YazılarUmre Programlarını İncele