
Medine’de Mescid-i Nebevî’nin doğu kapısından çıkıp yolun karşısına geçtiğinizde, duvarla çevrili geniş ve sade bir alan sizi karşılar: Cennetü’l-Bakî (yaygın yazımıyla Cennetül Baki). Ne kubbe vardır ne türbe; yalnızca toprak kabirler, kaldırım yolları ve hurma ağaçları. Oysa bu sade toprağın altında Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) eşleri, kızları, oğlu İbrâhim, amcası Hz. Abbas, torunu Hz. Hasan, üçüncü halife Hz. Osman ve on bine yakın olduğu rivayet edilen sahâbî yatar. Uhud Şehitliği, Kubâ ve Kıbleteyn gibi rehberli turla gidilen bir durak değildir; otelden yürüyerek, sabah namazının ardından, kendi başınıza ziyaret ettiğiniz bir yerdir. Bu rehberde Bakî’nin nerede olduğunu, adının nereden geldiğini, Efendimiz’in buraya nasıl ve neden geldiğini, kimlerin medfun olduğunu, türbelerin neden bulunmadığını, ziyaret düzenini ve mezheplere göre kabir hükümlerini anlattık. Medine’nin diğer duraklarıyla birlikte planlamak için 10 duraklı Medine ziyaret rotamıza da bakabilirsiniz.
Cennetü’l-Bakî Nerede? Ziyaret İçin Pratik Bilgiler
Bakî, Mescid-i Nebevî’nin doğu-güneydoğu tarafında, mescidin doğu kapılarının hemen karşısındadır. Kabir ziyaretinden sonra çıkış yapılan Bâbü’l-Bakî’den dışarı adım attığınızda kabristanın duvarını görürsünüz; aradaki yolu geçmek birkaç dakika sürer. Bu yakınlık tesadüf değildir: Medine’nin ilk günlerinden itibaren Müslümanların kabristanı burası olmuş, mescid genişledikçe ikisi neredeyse bitişik hâle gelmiştir. Kabristanın kapıları ziyarete günün belirli saatlerinde açılır; misafirlerimizin çoğu sabah namazının ardından, mescidden çıkarken ziyaret eder.
| Bilgi | Detay |
|---|---|
| Konum | Mescid-i Nebevî’nin doğusu, Bâbü’l-Bakî çıkışının karşısı |
| Ulaşım | Yürüyerek; araç veya rehberli tur gerekmez |
| Ziyaret saatleri | Genellikle sabah namazından sonra ve ikindi namazından sonra belirli süreyle açılır; dönemsel değişir, rehbere sorun |
| Kimler girebilir | Erkekler kabristanın içine girer; kadınlar için giriş uygulanmaz, dua duvarın dışından yapılır |
| Önerilen ziyaret süresi | 20-40 dakika |
| Kabirlerin görünümü | İşaretsiz, düz toprak kabirler; isim levhası ve türbe yoktur |
| Yanınıza alın | Su ve şapka veya şemsiye; alanda gölge azdır, öğle saatlerinde kapalıdır |
Bilgi: Bakî’nin Mescid-i Nebevî’ye bu kadar yakın olması, Medine’de otelin merkeziye bölgesinde olmasının değerini bir kez daha gösterir: sabah namazı, Ravza ziyareti ve Bakî tek bir yürüyüşte tamamlanır. Otel konumunun ziyaret planını nasıl etkilediğini umre otelleri rehberimizde ve Medine otelleri sayfamızda anlattık. Kabristanın iç yolları düz ve kaldırımlıdır; yürümekte zorlanan misafirlerimiz için ipuçları yaşlı ve engelli misafirler için umre rehberimizde yer alır.
Adı Nereden Geliyor? Bakîu’l-Garkad’dan Cennetü’l-Bakî’ye
Arapçada bakî, içinde çeşitli ağaçların bulunduğu geniş ve yumuşak toprak anlamına gelir. Hicret döneminde bu alan garkad denilen dikenli bir çalıyla kaplı olduğu için Bakîu’l-Garkad adıyla anılırdı; hadis kaynaklarında kabristan bu adla geçer. Zamanla garkad çalıları temizlendi, alan kabristana dönüştü ve halk arasında, burada yatanların cennet ehli olduğu inancıyla Cennetü’l-Bakî (“Bakî cenneti”) adı yerleşti. Mekke’deki kabristanın Cennetü’l-Muallâ diye anılması da aynı anlayışın ürünüdür.
Bakî’ye ilk defnedilenler konusunda kaynaklar iki isim verir: Ensar’dan Es’ad b. Zürâre ile Muhacirler’den Osman b. Maz’ûn (r.a.). Osman b. Maz’ûn, hicretin ikinci yılında vefat eden ilk muhacirdir; Efendimiz’in onun kabrinin baş tarafına bir taş koydurup “Kardeşimin kabrini bununla tanıyayım, ailemden vefat edenleri de yanına defnedeyim” buyurduğu nakledilir (Ebû Dâvûd, Cenâiz 63). Nitekim bir yıl sonra Efendimiz’in oğlu İbrâhim vefat ettiğinde onun yanına defnedilmiştir. Kabristan Emevîler, Abbâsîler ve Osmanlılar döneminde birkaç kez genişletildi; bugünkü duvarlı alan, hicretin ilk yıllarındaki kabristandan çok daha büyüktür.
Peygamber Efendimiz ve Bakî: Gece Ziyaretleri ve İstiğfar Emri
Bakî’yi diğer kabristanlardan ayıran şey, Efendimiz’in (s.a.v.) buraya bizzat ve düzenli olarak gelmesidir. Hz. Âişe (r.anhâ) anlatır: Efendimiz, kendisinde kaldığı gecelerin sonunda sessizce kalkar, Bakî’ye gider ve şöyle dua ederdi: “Selam size ey müminler yurdunun sakinleri! Size vaat edilen şey yarın gelecektir; inşallah biz de size katılacağız. Allah’ım, Bakîu’l-Garkad ehlini bağışla” (Müslim, Cenâiz 102). Aynı rivayetin devamında Hz. Âişe, bir gece Efendimiz’i gizlice takip ettiğini ve Cebrâil’in (a.s.) gelerek “Rabbin sana Bakî ehline gidip onlar için istiğfar etmeni emrediyor” dediğini Efendimiz’den öğrendiğini nakleder (Müslim, Cenâiz 103). Kabristana girerken okunması tavsiye edilen “Selam size ey müminler yurdunun sakinleri, inşallah biz de size katılacağız; Allah’tan bize ve size afiyet dilerim” duası da bu rivayetlerde geçer.
Siyer kaynakları, Efendimiz’in vefatından kısa süre önce, hastalığının başlarında bir gece yine Bakî’ye gidip burada yatanlar için dua ettiğini ve “Bakî ehline istiğfar etmekle emrolundum” buyurduğunu nakleder. Dolayısıyla Bakî ziyareti, umre yolcusunun sonradan uydurduğu bir gelenek değil, Efendimiz’in bizzat yaptığı ve emrolunduğu bir ziyarettir. Bu ziyaretin özü de bellidir: orada yatanlar için Allah’tan af dilemek.
Cennetü’l-Bakî’de Kimler Yatıyor?
Bakî’de on bine yakın sahâbînin medfun olduğu rivayet edilir; sonraki asırlarda Medine’de vefat eden âlimler, sâlihler ve Medine halkı da buraya defnedildiği için kabristan bugün de kullanılmaktadır. Aşağıdaki tabloda en çok sorulan isimleri topladık. Kabirler işaretsiz olduğundan bu kişilerin yerleri levhalarla gösterilmez; rehberler kabristanın hangi bölümünde olduklarını anlatır.
| Kim | Kimdir | Not |
|---|---|---|
| Hz. Osman b. Affân (r.a.) | Üçüncü halife, Efendimiz’in damadı | Kabristanın doğu ucunda, Haşş-i Kevkeb denilen bölümde; aşağıda ayrıca anlatıldı |
| Efendimiz’in eşleri (r.anhünne) | Hz. Âişe, Hz. Hafsa, Hz. Ümmü Seleme, Hz. Zeyneb bint Cahş, Hz. Sevde, Hz. Safiyye, Hz. Cüveyriye, Hz. Ümmü Habîbe | Hz. Hatice Mekke’de (Cennetü’l-Muallâ), Hz. Meymûne Mekke yakınındaki Serif’te medfundur |
| Efendimiz’in kızları | Hz. Rukıyye, Hz. Ümmü Külsûm, Hz. Zeyneb | Hz. Fâtıma’nın kabri konusunda rivayetler farklıdır; Bakî’de olduğu görüşü yaygındır, evine defnedildiğini söyleyenler de vardır |
| İbrâhim (r.a.) | Efendimiz’in Hz. Mâriye’den olan oğlu | Hicretin onuncu yılında henüz bebekken vefat etti; Osman b. Maz’ûn’un yanına defnedildi |
| Hz. Abbas (r.a.) | Efendimiz’in amcası | Eski Osmanlı türbesinin bulunduğu bölümde, Hz. Hasan ile aynı alanda |
| Hz. Hasan (r.a.) | Efendimiz’in torunu, Hz. Ali’nin oğlu | Aynı bölümde Ehl-i beyt’ten Zeynelâbidîn, Muhammed el-Bâkır ve Ca’fer es-Sâdık’ın da medfun olduğu nakledilir |
| Hz. Safiyye bint Abdülmuttalib (r.anhâ) | Efendimiz’in halası, Hz. Zübeyr’in annesi | Efendimiz’in süt annesi Halime’nin de Bakî’de olduğu rivayet edilir |
| Aşere-i mübeşşereden | Sa’d b. Ebû Vakkās, Abdurrahman b. Avf (r.anhümâ) | Cennetle müjdelenen on sahâbîden ikisi |
| Ebû Hüreyre (r.a.) | En çok hadis rivayet eden sahâbî | Medine yakınında vefat etti, Bakî’ye defnedildi |
| Osman b. Maz’ûn ve Es’ad b. Zürâre (r.anhümâ) | Bakî’ye ilk defnedilen muhacir ve ensarî | Kabristanın çekirdeği bu iki kabrin çevresidir |
| İmam Mâlik b. Enes | Mâlikî mezhebinin kurucusu, Medine’nin imamı (ö. 795) | Sahâbe sonrası dönemin en bilinen kabri |
Bu liste, Bakî’nin neden “Medine’nin en kalabalık sükûnu” sayıldığını gösterir. Ziyaretçi bir kabrin önünde durup “Burada kim yatıyor?” diye sorduğunda cevap çoğu zaman “bilmiyoruz”dur; işte bu bilinmezlik, Bakî’de bütün kabirlere birden selam vermenin ve bütün kabir ehli için istiğfar etmenin anlamını büyütür.
Hz. Osman’ın Kabri ve Haşş-i Kevkeb
Kabristanın en uzak, doğu ucundaki bölüm Hz. Osman’ın (r.a.) kabrinin bulunduğu yerdir. Hicretin 35. yılında (656) evinde kuşatılarak şehit edilen Hz. Osman, o günlerin kargaşası içinde gece vakti, Bakî’nin dışında kalan Haşş-i Kevkeb adlı bir bahçeye defnedilmişti. Emevî halifesi Muâviye döneminde bu bahçenin satın alınıp kabristana katıldığı ve böylece Hz. Osman’ın kabrinin Bakî’nin içinde kaldığı nakledilir. Bugün ziyaretçiler kabristanın ana yolunu takip ederek bu bölüme kadar yürür; kabrin üzerinde bir zamanlar bulunan türbe artık yoktur, yer rehberin işaretiyle anlaşılır.
Hz. Osman’ın kabrinin önünde durmak, umre yolcusuna Kur’an’ın bugünkü mushaf hâlini borçlu olduğumuz halifeyi hatırlatır. Mescid-i Nebevî’yi ilk genişleten de odur; hicretin 29. yılında (650) yaptırdığı genişletmeden bu yana “Mescid-i Nebevî’yi büyütmek” halifelerin ve devletlerin en büyük şeref saydığı iş olmuştur. Bakî’den mescidin minarelerine bakarken bu bağı kurmak, ziyareti tarih dersinden hatıraya çevirir.
Türbeler Neden Yok? Bakî’nin Sade Görünümünün Hikâyesi
Bakî’yi ilk kez gören ziyaretçilerin çoğu şaşırır: Peygamber ailesinin ve sahâbenin kabirleri neden bu kadar sade? Cevabın iki yönü vardır: tarih ve fıkıh.
Tarih: Bakî’de asırlar boyunca türbeler yükseldi. Hz. Abbas ile Hz. Hasan’ın üzerinde büyük bir kubbe, Hz. Osman’ın, Efendimiz’in eşlerinin ve kızlarının, Hz. İbrâhim’in, İmam Mâlik’in kabirleri üzerinde ayrı türbeler bulunuyordu; bunların önemli kısmı Osmanlı döneminde yapılmış veya yenilenmişti. Kabristandaki türbeler 19. yüzyılın başındaki ilk Suudî-Vehhâbî işgalinde yıkıldı, Osmanlı yönetimi Hicaz’a yeniden hâkim olunca büyük ölçüde yeniden yaptırıldı; nihayet Suudi yönetiminin ilk yıllarında, 1926’da tamamen kaldırıldı. Bugünkü sade görünüm o tarihten kalmadır. Kabirlerin yerleri ise kaynaklar ve Medine’nin sözlü hafızası sayesinde büyük ölçüde bilinmektedir.
Fıkıh: Kabirlerin yükseltilmemesi ve üzerine bina yapılmaması, mezheplerin tartışmadığı bir sünnettir. Hz. Ali (r.a.), Ebü’l-Heyyâc el-Esedî’ye “Seni, Resûlullah’ın beni gönderdiği işle göndereyim mi? Silmediğin hiçbir resim, düzlemediğin hiçbir yüksek kabir bırakma” demiştir (Müslim, Cenâiz 93). Câbir (r.a.) de Efendimiz’in kabrin kireçle sıvanmasını, üzerine oturulmasını ve üzerine bina yapılmasını yasakladığını rivayet eder (Müslim, Cenâiz 94). Dört mezhep de kabrin bir karış kadar yükseltilip düz veya hafif tümsek bırakılmasını, kabrin tanınması için baş tarafına işaret konmasını caiz görür; kabir üzerine kubbe ve bina yapmayı ise mekruh sayar. Yani Bakî’nin sadeliği, fıkıh açısından tartışmalı olan değil, tartışmasız olan hâlidir. Türbelerin varlığı veya yokluğu ziyaretin özünü değiştirmez; ziyaretin özü, her hâlükârda selam ve istiğfardır.
Sık yapılan hata: Bakî’de kabir başında bir dilek tutmak, kabre yönelerek istekte bulunmak, toprak almak veya kabrin üzerine para, mendil, ip gibi şeyler bırakmak İslam’ın kabir ziyareti anlayışıyla bağdaşmaz. Efendimiz’in Bakî’de yaptığı tek şey, orada yatanlara selam vermek ve onlar için Allah’tan af dilemekti. Ziyaretçinin yapması gereken de budur.
Bakî Ziyareti Nasıl Yapılır? Adım Adım
Bakî ziyareti için özel bir hazırlık, ihram veya rehber gerekmez; Medine’deki bütün ziyaretler gibi ihramsız yapılır (ihrama Mekke’ye hareket ederken Zülhuleyfe mikatında girilir; ayrıntı için ihram rehberimize bakın). Sıra şöyledir:
- Vakit seçin. Sabah namazının ardından kapılar açılır; ortalık serindir ve kalabalık henüz dağılmamıştır, en uygun vakit budur. İkindi sonrası ikinci bir açılış olur; öğle saatlerinde ve gece kapalıdır. Saatler dönemsel değiştiği için rehberinize sorun.
- Bâbü’l-Bakî’den çıkın. Efendimiz’in kabrini ziyaret ettikten sonra Bâbü’l-Bakî’den çıkmak kabristana en kısa yoldur. Ravza ziyareti için gereken randevu düzenini Ravza randevusu yazımızda anlattık.
- Girişte selam verin. Kapıdan içeri adım atarken Efendimiz’in öğrettiği kabristan selamını okuyun: “Selam size ey müminler yurdunun sakinleri, inşallah biz de size katılacağız; Allah’tan bize ve size afiyet dilerim” (Müslim, Cenâiz 102-103).
- Ana yolu takip edin. Kaldırım yollarından ayrılmayın; kabirlerin üzerine basmayın. Rehber varsa Efendimiz’in eşleri ve kızlarının, Hz. Abbas ile Hz. Hasan’ın, İmam Mâlik’in ve en uçta Hz. Osman’ın bulunduğu bölümleri sırayla gösterir.
- Dua edin. Bütün kabir ehli için istiğfar edin, tanıdığınız isimlere ayrıca selam verin, Kur’an’dan bildiğiniz sûreleri okuyup sevabını bağışlayın. Dua yalnızca Allah’a yapılır; kabirdekilerden bir şey istenmez.
- Sessizliği koruyun. Yüksek sesle ağlamak, fotoğraf çekmek için dua edenlerin önüne geçmek ve kalabalık oluşturmak diğer ziyaretçilere saygısızlıktır; görevliler bu konuda uyarır.
Kadın misafirlerimiz Bakî’nin içine giremez; bu, fıkhî bir yasaktan değil, kabristanın uygulamasından kaynaklanır. Kadınlar duvarın dışından, mescid tarafındaki meydandan selam verip dua eder; Efendimiz’in “Size kabir ziyaretini yasaklamıştım; artık ziyaret edin” (Müslim, Cenâiz 106) izni onları da kapsar, ziyaretin sevabı içeri girmeye bağlı değildir. Kadınların Medine ve Mekke’deki ziyaretlerinin özel durumlarını kadınlar için umre rehberimizde ayrıntılı işledik.
Kabirle İlgili Hükümler: Hanefî ve Şâfiî Mezheplerine Göre
Kabir ziyaretinin genel adabını, kadınların ziyaretini ve kabir başında Kur’an okumayı Uhud Şehitliği rehberimizdeki mezhep tablosunda ele almıştık; burada tekrar etmiyoruz. Bakî’de ziyaretçinin özellikle merak ettiği, kabrin kendisiyle ilgili hükümleri ise aşağıya aldık.
| Konu | Hanefî mezhebi | Şâfiî mezhebi |
|---|---|---|
| Kabrin yükseltilmesi | Bir karış kadar tümsek bırakılır; daha fazla yükseltmek mekruhtur | Bir karış yükseltilip düz bırakılır; fazlası mekruhtur |
| Kabir üzerine bina, kubbe, türbe | Mekruhtur | Mekruhtur; vakıf veya umumi kabristanda yapılması caiz görülmez |
| Kabri tanımak için taş veya işaret koymak | Caizdir (Osman b. Maz’ûn örneği) | Caizdir; süs ve yazı için abartıya gidilmez |
| Kabrin üzerine oturmak, basmak | Mekruhtur; zaruret olmadan kabirler arasında ayakkabıyla yürümek de hoş görülmez | Yasaktır; âlimlerin bir kısmı zaruretsiz kabri çiğnemeyi haram sayar |
| Kabristan selamı ve istiğfar | Sünnettir; selamın ardından dua ve Kur’an okunur | Sünnettir; ziyaretçi kıbleye veya kabre dönebilir, dua Allah’a yapılır |
Görüldüğü gibi Bakî’nin bugünkü hâli, iki mezhebin de tartışmasız gördüğü ölçülerle uyumludur. Ziyaretçi için asıl mesele şeklin değil niyetin sünnete uymasıdır: ölümü hatırlamak, orada yatanlar için Allah’tan af dilemek ve kendi sonunu düşünmek. Umrenin bütün adımlarını umre nasıl yapılır rehberimizde anlattık; Bakî ziyareti o adımların dışında ama Medine’nin kalbinde kalan bir sünnettir.
Umre Programlarında Bakî Ziyareti
Bakî, rehberli Medine ziyaret turunun bir durağı değildir; o turda Uhud, Kubâ, Kıbleteyn ve Yedi Mescitler gezilir. Bakî ise Medine’de kaldığınız her gün, otelinizden yürüyerek, sabah namazından sonra ziyaret ettiğiniz bir yerdir. Bu yüzden Medine’de geçirilen gece sayısı Bakî’yi kaç kez ziyaret edebileceğinizi belirler; iki gecelik programda genellikle bir sabah, üç gecelik programda iki sabah Bakî’ye gidilir. Programlarımızda rehberlerimiz ilk sabah misafirlerimize Bakî’nin bölümlerini tanıtır; sonraki ziyaretler kendi başınıza yapılır. 2026-2027 sezonunda Medine konaklaması bulunan programlarımız: Ekim umresi, Kasım umresi, Regaib Kandili umresi, Aralık umresi, Regaib ve Mirac Kandili umresi (3 gece Medine), tam Ramazan umresi ve Şevval umresi. Programların tarih, otel ve fiyat karşılaştırması 2027 umre fiyatları rehberimizde, Medine’ye direkt inen ve Cidde’den dönen açık çeneli uçuş düzeni İstanbul çıkışlı umre turları yazımızda, mevsim seçimi ise umreye ne zaman gidilir rehberimizde yer alır. İlk kez gidecekseniz ilk umre rehberimiz hazırlığın tamamını adım adım anlatır.
Sık Sorulan Sorular
Cennetü’l-Bakî nerede?
Medine’de, Mescid-i Nebevî’nin doğu tarafında, Bâbü’l-Bakî çıkışının hemen karşısındadır. Mescidden yürüyerek birkaç dakikada ulaşılır; araç veya rehberli tur gerekmez.
Cennetü’l-Bakî’de kimler yatıyor?
Hz. Osman, Efendimiz’in eşlerinden sekizi (Hz. Âişe, Hz. Hafsa, Hz. Ümmü Seleme ve diğerleri), kızları Rukıyye, Ümmü Külsûm ve Zeyneb, oğlu İbrâhim, amcası Hz. Abbas, torunu Hz. Hasan, halası Safiyye, Sa’d b. Ebû Vakkās, Abdurrahman b. Avf, Ebû Hüreyre ve İmam Mâlik burada medfundur; on bine yakın sahâbînin Bakî’de yattığı rivayet edilir.
Bakî’de neden türbe yok?
Asırlarca var olan türbeler 1926’da Suudi yönetimince kaldırıldı. Fıkıh açısından da kabrin bir karıştan fazla yükseltilmesi ve üzerine bina yapılması dört mezhepte mekruh sayılır; Hz. Ali’nin yüksek kabirleri düzleme emri (Müslim, Cenâiz 93) bu hükmün dayanağıdır.
Cennetü’l-Bakî’ye ne zaman girilir?
Kabristan genellikle sabah namazından sonra ve ikindi namazından sonra belirli bir süre açık kalır; öğle saatlerinde ve gece kapalıdır. Saatler dönemsel olarak değiştiği için rehberinize sormanız gerekir.
Kadınlar Bakî’ye girebilir mi?
Hayır, kabristanın uygulaması kadınların girişine izin vermez. Kadınlar duvarın dışından, mescid tarafındaki meydandan selam verip dua eder. Bu bir fıkıh yasağı değil, alan düzenlemesidir; ziyaretin sevabı içeri girmeye bağlı değildir.
Bakî ziyaretinde ne okunur?
Girişte Efendimiz’in öğrettiği kabristan selamı okunur: “Selam size ey müminler yurdunun sakinleri, inşallah biz de size katılacağız; Allah’tan bize ve size afiyet dilerim.” Ardından kabir ehli için istiğfar edilir ve Kur’an’dan bilinen sûreler okunup sevabı bağışlanır. Dua yalnızca Allah’a yapılır.
Umre programlarında Bakî ziyareti var mı?
Bakî rehberli tur durağı değildir; Mescid-i Nebevî’ye bitişik olduğu için Medine’de kalınan her sabah yürüyerek ziyaret edilir. EFT Turizm’in Medine konaklamalı programlarında rehberler ilk sabah kabristanın bölümlerini tanıtır; Medine gece sayısı arttıkça ziyaret imkânı da artar.
Bakî’de görülecek bir türbe yoktur; görülecek olan, Efendimiz’in gece yarısı kalkıp selam verdiği o sessiz topraktır. Ziyaretin tamamı bir selam ve bir istiğfardan ibarettir.
Medine konaklamalı umre programlarımız ve güncel tarihler için bizi arayabilir, ziyaret planınızı uzman ekibimizle birlikte kurabilirsiniz.



