
"Annem umreyi çok isterdi, nasip olmadan vefat etti. Onun adına umre yapabilir miyim?" "Babam yatağa bağlı, kendisi gidemiyor; ben onun yerine gitsem olur mu?" Umre kaydından önce en sık sorulan fıkıh sorularından biri budur. Cevap açıktır ama mezhepler arasında ince farklar vardır ve iki ayrı yol birbirine karıştırılır: başkası adına umre yapmak (vekâlet/niyâbet) ile kendi umrenin sevabını bağışlamak. Bu yazıda her iki yolu, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun fetvalarına ve TDV İslâm Ansiklopedisi'ne dayanarak, cümle cümle kaynağıyla anlatıyoruz.
Önce Kavramlar: Vekâlet, Niyâbet, Bedel ve Sevap Bağışlama
Özet: "Başkası adına umre" ibadeti o kişi için yapmaktır; "sevap bağışlama" ise ibadeti kendiniz için yapıp sevabını hediye etmektir. Hükümleri ve niyetleri farklıdır.
Bu konuda okunan yazıların çoğu terimleri birbirine karıştırır. Tek tek ayıralım:
- Niyâbet / vekâlet: Bir ibadeti başkasının yerine, onun adına yapmak. Hacda "bedel" ya da "vekil" diye anılır. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Umre" maddesi, "Hacda olduğu gibi başkası yerine (niyâbet yoluyla) umre yapmak câiz görülmüştür" der.
- Vekil: Başkası adına ibadeti yapan kişi. Müvekkil (ya da "adına yapılan"): ibadetin sahibi sayılan kişi.
- Sevap bağışlama (îsâl-i sevâb): İbadeti kendi adınıza yapıp sevabını bir başkasına hediye etmek. İbadet sizin olur; dua ve niyetle sevabı o kişiye ulaştırılması umulur.
- Bedel umre: Halk arasında "vekâleten umre" için kullanılan ad. Fıkıh kitaplarında "bedel" daha çok hac için geçer; umrede yaygın terim niyâbettir.
Farkı şöyle özetleyebiliriz: vekâlette niyet başlangıçta, ihrama girerken yapılır ve umre o kişinin umresi olur. Sevap bağışlamada ise niyet kendi umrenize yapılır, bağışlama dua ile sonradan da yapılabilir.
| Başkası adına umre (vekâlet) | Sevap bağışlama | |
|---|---|---|
| Niyet | İhrama girerken o kişi adına | Kendi adınıza; bağışlama duayla |
| Umre kimin? | Adına yapılan kişinin | Sizin; sevabı hediye edilir |
| Kaç kişi? | Tek kişi adına niyet (ihtiyat; aşağıda) | "Dilediği kimselere" (DİYK, nâfile tavaf fetvası) |
| Mezhep durumu | Hanefî geçerli, Mâlikî mekruh ama sahih, Şâfiî-Hanbelî ölen/âciz için câiz | Hanefîlerde açıkça câiz; genel olarak "tartışmalı" (DİYK) |
| Ne zaman tercih edilir? | Ölen ya da gidemeyecek durumdaki yakın için | Birden çok kişiyi anmak istendiğinde, nâfile ibadetlerde |
Başkası Adına Umre Yapılır mı? Diyanet'in Cevabı
Özet: Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 6 Mart 2024 tarihli fetvası dört mezhebin görüşünü kaynağıyla verir; dördünde de başkası adına umrenin bir yolu vardır.
Kurul'un "Başkası Adına Umre Yapılabilir Mi?" başlıklı fetvası (Umre ile İlgili Hükümler bölümü) şu cümlelerle başlar: "Hanefîlere göre kişi kendi adına yaptığı umrenin sevabını başkasına bağışlayabilir. Bununla birlikte başkası adına yapılan umre de geçerlidir." Kaynak olarak Kâsânî'nin Bedâ'i'i (2/215) ve İbn Nüceym'in el-Bahr'ı (3/63) gösterilir.
Aynı fetvaya göre "Mâlikîlere göre başkası yerine umre yapmak caiz olmakla birlikte mekruhtur" (Hattâb, Mevâhib, 3/3). Şâfiîler için ise farklı bir gerekçe öne çıkar: "Şâfiîlere göre ise umre yapmak farz olduğundan, umre yapmadan ölen ya da yaşlılık, müzmin hastalık gibi sebeplerle umre yapamayan kimse adına onun malından umre yapılması gerekir." Fetva, Şâfiîlere göre başkası adına nâfile umre yapmanın da caiz olduğunu ekler (Mâverdî, el-Hâvî, 4/20).
Hanbelî görüşünü TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Umre" maddesi tamamlar: "Şâfiî ve Hanbelîler'e göre ölen veya gücü yetmeyen kişi adına umre yapmak câizdir; imkânı varken umre yapmadan ölen kişi adına onun terekesinden umre yaptırılır; kendi vasiyeti olmasa da üçüncü bir kişi onun adına umre yapabilir."
| Mezhep | Umrenin hükmü | Başkası adına umre | Kaynak |
|---|---|---|---|
| Hanefî | Çoğunluğa göre müekked sünnet (bazılarına göre vacip) | Geçerli; sevap bağışlamak da mümkün | DİYK 2024; Kâsânî 2/215; TDV "Umre" |
| Mâlikî | Müekked sünnet | Caiz ama mekruh (sahih) | DİYK 2024; Hattâb 3/3 |
| Şâfiî | Hayatta bir defa farz | Ölen/âciz adına onun malından gerekir; nâfile umre de caiz | DİYK 2024; Nevevî 7/101; Mâverdî 4/20 |
| Hanbelî | Tercih edilen görüşte farz | Ölen ya da gücü yetmeyen adına câiz; terekesinden yaptırılır | TDV "Umre" |
Umrenin farz mı sünnet mi olduğu sorusu bu farkın kökenidir; ayrıntısını umre farz mı yazımızda bulabilirsiniz. Türkiye'de yaygın olan Hanefî mezhebine göre hüküm sadedir: başkası adına umre geçerlidir.
Not: Bazı yazarlar, umrenin farz olmadığı gerekçesiyle "umreye vekil göndermek meşru değildir" görüşünü savunur. Biz bu yazıda Din İşleri Yüksek Kurulu'nun ve TDV İslâm Ansiklopedisi'nin aktardığı mezhep görüşlerini esas alıyoruz.
Ölmüş Birine Umre Yapılır mı? Vefat Eden Anne-Baba İçin
Özet: Evet. Hanefîlere göre geçerlidir; Şâfiî ve Hanbelîlere göre umre yapmadan ölen kişi adına umre yaptırılır, vasiyet olmasa da bir başkası onun adına umre yapabilir.
Vefat etmiş bir yakın için umre, sorunun en duygusal hâlidir ve fıkıh burada geniş bir kapı açar. Delil olarak hac hakkındaki sahih rivayetler gösterilir. Din İşleri Yüksek Kurulu'nun vekâletle hac fetvasında aktarıldığı üzere Hz. Peygamber (s.a.s.), "ölen yakınları veya yaşlı büyükleri yerine hac yapıp yapamayacaklarını soran kişilere, söz konusu yakınları için hac yapabileceklerini belirtmiştir" (Buhârî, Hac, 1 [1513]; Cezâü's-sayd, 22 [1852]; Müslim, Hac, 407 [1334]). TDV'nin ifadesiyle umrede de "hacda olduğu gibi" niyâbet câiz görülmüştür.
Vefat eden anne-baba için iki durum vardır:
- Umre yapmadan vefat ettiyse: Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde bu, ödenmesi gereken bir yükümlülüktür; terekesinden (bıraktığı maldan) umre yaptırılır. Hanefî mezhebinde umre sünnet olduğu için borç sayılmaz, fakat evlat ya da bir yakın onun adına umre yaptığında bu umre geçerlidir.
- Daha önce umresini yapmışsa: Yapılacak umre nâfiledir. Hanefîlere göre yine geçerlidir; Şâfiîler de nâfile umrenin başkası adına yapılmasını caiz görür. İsteyen, umreyi kendi adına yapıp sevabını anne-babasına bağışlamayı da seçebilir.
Vasiyet şartı var mı? Hac için Kurul, adına haccedilecek kişinin vekilden bunu istemiş olmasını şart sayar, ancak "mirasçının, mûrisi adına yaptığı hac, bu hükmün dışındadır" der. Umre için TDV, Şâfiî ve Hanbelî görüşünü aktarırken "kendi vasiyeti olmasa da üçüncü bir kişi onun adına umre yapabilir" ifadesini kullanır. Yani vefat etmiş anne-babası adına umre yapmak isteyen evladın önünde bir vasiyet engeli yoktur.
Hasta veya Yaşlı Yakın Adına Umre (Vekâleten Umre)
Özet: Hayattaki biri adına umre, o kişinin gidemeyecek durumda olması (yaşlılık, müzmin hastalık) hâlinde mezheplerin ortak zeminidir; Hanefîlerde bu şart aranmadan da geçerlidir.
Hayatta olan ama yolculuğa gücü yetmeyen bir yakın için umre, "vekâleten umre" sorusunun asıl konusudur. Kurul'un fetvası Şâfiîlerde bu durumu açıkça sayar: "yaşlılık, müzmin hastalık gibi sebeplerle umre yapamayan kimse adına onun malından umre yapılması gerekir." TDV de Şâfiî ve Hanbelîlerde "gücü yetmeyen kişi adına nâfile umre yapılması da câizdir" der.
Kurul'un hac için saydığı vekâlet şartları, hangi durumun "âcizlik" sayıldığını gösterir: Adına haccedilecek kişi "vefat etmiş olmalı veya yaşlılık, iyileşme ümidi olmayan bir hastalık gibi sebeplerle, bizzat haccetmekten devamlı olarak âciz olmalıdır." Geçici bir rahatsızlık, yoğun iş ya da izin alamamak bu kapsama girmez. Yaşlı ya da tekerlekli sandalye kullanan bir yakınınız gerçekte gidebilecek durumdaysa, önce onun bizzat gitmesinin yollarını düşünmek gerekir; bunun için umrede tekerlekli sandalye rehberimize bakabilirsiniz.
Vekâlet nasıl verilir? Okuduğumuz Kurul fetvalarında yazılı belge şartı geçmez; hac fetvasındaki ölçü, adına ibadet yapılacak kişinin bunu vekilden istemiş olmasıdır. Hayatta olan yakın için en doğrusu, onun rızasını açıkça almaktır: "Benim adıma umre yap" demesi yeterlidir.
Başkası Adına Umre Niyeti Nasıl Getirilir?
Özet: Niyet kalple yapılır, dille söylemek güzeldir; ihrama girerken kimin adına umre yapıldığı belirlenir. Diyanet fetvalarında ayrı bir kalıp cümle yoktur.
Otomatik tamamlamada en çok aranan soru budur: "Başkası adına umre niyeti nasıl getirilir?" Din İşleri Yüksek Kurulu'nun umre fetvalarında başkası adına umre için ayrı bir niyet kalıbı verilmez. Ölçüyü vekâletle hac fetvası koyar: "Vekil, ihrama girerken sadece gönderen adına niyet etmelidir." Umrede de aynı ölçü uygulanır; niyet ihrama girerken, mîkâtta yapılır ve umrenin kimin için yapıldığı belirlenir.
- Mîkâta gelmeden hazırlık: Gusül ya da abdest, ihram kıyafeti, mümkünse iki rekât ihram namazı. Ayrıntı ihram nedir yazımızda.
- Niyet: Kalben, adına umre yaptığınız kişiyi belirleyerek umreye niyet edersiniz. Dille söylemek isteyen, anlamı şu olan bir cümle kurabilir: "Allah'ım, (annem) … adına umre yapmak istiyorum; onu kolaylaştır ve kabul eyle." İsim, baba adıyla birlikte söylenebilir; esas olan kalpteki belirlemedir.
- Telbiye: Niyetin ardından telbiye getirilir. Telbiye ile ihram başlar.
- Menâsik: Tavaf, sa'y ve saç tıraşı/kısaltma her zamanki gibi yapılır; vekil ihram yasaklarına kendisi uyar. Adımlar umre nasıl yapılır, tavaf nasıl yapılır ve sa'y nasıl yapılır yazılarımızda.
İhrama kendi adınıza niyet ederek girdiyseniz, Hanefîlere göre umrenizin sevabını yakınınıza bağışlayabilir ya da sonraki bir umreye onun adına niyet edebilirsiniz. İhram yasakları, kimin adına umre yapılırsa yapılsın ihramlı kişi için geçerlidir; liste için ihram yasakları yazımıza bakın.
Kendi Umremi Yapmadan Başkası Adına Umre Yapabilir miyim?
Özet: Hacda Diyanet'in tercihi "evet"tir, Şâfiîlere göre caiz değildir. Umrede güvenli yol, önce kendi umrenizi yapmaktır.
Bu soruya Din İşleri Yüksek Kurulu hac üzerinden cevap verir: "Daha önce hac yapmamış bir kişi, vekil (bedel) olarak hacca gidebilir." Gerekçe, Hz. Peygamber'in yakınları adına hac yapmak isteyenlere izin verirken önce kendi haccını yapmış olmayı şart koşmamasıdır. Fetva iki not ekler: vekilin "tecrübe edinmiş olması açısından daha önce hac yapmış bir kimse olmasını tercih etmek daha uygundur" ve "Şâfiîlere göre ise daha önce hacca gitmemiş birisinin vekil olarak hacca gitmesi caiz değildir."
Umre için Kurul'un bu soruya ayrı bir fetvası yoktur; hac fetvasındaki gerekçe (Hz. Peygamber'in böyle bir şart koşmaması) umrede de yol gösterir, Şâfiî görüşü ise tersi yöndedir. Yine de pratik tavsiyemiz şudur: Kutsal topraklarda geçireceğiniz süre birden fazla umreye yetiyorsa ilk umrenizi kendiniz için yapın, ikinci umreye yakınınız adına niyet edin. Böylece hem Şâfiî görüşünü gözetmiş hem de menâsiki bir kez yaşayıp tecrübe kazanmış olursunuz.
İlk umre ile ikinci umre arasında dikkat edilecek bir fıkıh kuralı daha var: Kurul'a göre Hanefî mezhebinde ilk umre tamamlanmadan, yani saç tıraşı/kısaltma yapılıp ihramdan çıkılmadan ikinci bir umre için ihrama girilirse ceza (dem) gerekir. Önce birinci umreyi saç tıraşıyla bitirin, sonra ikincisine niyet edin.
Aynı Yolculukta Hem Kendime Hem Yakınıma Umre: Ten'im ve Harem Dışı
Özet: Mekke'de bulunan kişi ikinci umre için Harem sınırının dışına (Hill bölgesine) çıkarak ihrama girer; en bilinen yer Ten'im'deki Hz. Âişe Mescidi'dir.
Yakınınız adına yapacağınız umre çoğu zaman yolculuktaki ikinci umrenizdir. Bunun yeri Kurul'un fetvasında açıkça yazılıdır: "Mekkeli olsun ya da olmasın Mekke'de bulunan kişiler, umre yapmak istediklerinde Harem bölgesi hudutları dışına -yani Hill bölgesine- çıkarak oradan ihrama girerler. Bu konuda en çok bilinen yer, Hz. Âişe Mescidi'nin bulunduğu Ten'îm'dir." Harem içinden ihrama girip tavafa başlayan kişiye Hanefî, Şâfiî ve Hanbelîlere göre dem gerekir. Ten'im'i, Ci'râne'yi ve oradan ihrama girişi ayrı bir yazıda ayrıntılı ele alacağız.
Kurul, Mekke'de kalınan günlerde ikinci, üçüncü umrenin caiz olduğunu, ancak "tavaf yapmaları daha faziletlidir" dediğini de not edelim. Bu yüzden hem kendi adınıza hem birçok yakınınız için ayrı ayrı umre yapmak yerine, bir yakınınız için umre, diğerleri için tavaf ve sevap bağışlama yolunu seçebilirsiniz.
Programlarımızda bunun karşılığı şudur: umre programlarımızın dahil hizmetler listesinde "6 umre imkânı (ilk umre + Hudeybiye, Ci'râne, Ten'im, Arafat, Taif)" yazar. Tam Ramazan Umresi 2027 sayfasında da belirtildiği gibi ek umre sayısı, Suudi makamlarının o dönem Nusuk üzerinden verdiği izin düzenine göre planlanır. Yakınınız adına umre yapmak istiyorsanız, seçtiğiniz programda bunun için ne kadar zaman ayrıldığını kayıttan önce bize sorun.
Bir Umre İki Kişi Adına Yapılır mı?
Özet: Kurul hac için "bir hac, iki kişi adına geçerli olmaz" der; umre için ayrı bir fetva yoktur. İhtiyatlı yol, her umreye tek kişi adına niyet edip diğer yakınlar için sevap bağışlamaktır.
"Annem ve babam için tek umre yapsam olur mu?" Kurul bu soruyu hac için cevaplar: "Bir sene içerisinde sadece bir hac yapılabilir ve bir hac, iki kişi adına geçerli olmaz." Aynı yıl hem kendisi için hem başkası için hacca niyet eden kişinin vekâleti geçersiz olur ve hac kendisine sayılır. Umre senede birden fazla yapılabildiği için ilk cümle umreye uymaz; tek bir umrenin vekâleten iki kişi adına geçip geçmeyeceğine dair ise okuduğumuz Diyanet fetvalarında doğrudan bir hüküm yoktur. Bu yüzden ihtiyatlı yol, her umreye tek kişi adına niyet etmektir.
Birden fazla yakını anmak isteyen için yol sevap bağışlamadır. Kurul'un nâfile tavaf fetvasına göre kişinin "kendi adına nâfile tavaf yaparak sevabını dilediği kimselere bağışlaması, âlimler tarafından daha uygun görülmüştür." "Dilediği kimseler" ifadesi çoğuldur; sevap bir kişiyle sınırlı değildir.
Umre Sevabı Bağışlanır mı? Kaç Kişiye Bağışlanır?
Özet: Kurul, ibadet sevabının bağışlanmasını "tartışmalı" diye kaydeder; kimi âlimlere göre bağışlanır ve hem sağa hem ölüye ulaşması umulur. Hanefîler umre sevabının bağışlanabileceğini açıkça söyler.
Din İşleri Yüksek Kurulu'nun genel fetvası dürüst bir cümleyle başlar: "Yapılan ibadetin veya hayrın sevabının başkasına bağışlanmasının caiz olup olmadığı tartışmalıdır. Kimi âlimlere göre, kişi, okuduğu Kur'an-ı Kerim'in, kıldığı namazın ve işlediği bir hayrın sevabını başkasına bağışlayabilir. İster sağ ister ölmüş olsun, kendisine sevap bağışlanan kimsenin, bundan yararlanacağı umulur." Umre özelinde ise başkası adına umre fetvası Hanefî görüşü kesin ifade eder: "kişi kendi adına yaptığı umrenin sevabını başkasına bağışlayabilir."
Fetvada dayanak olarak iki rivayet anılır. Anne-babası vefat ettikten sonra onlara ne iyilik yapabileceğini soran kişiye Hz. Peygamber, onlara dua etmeyi, rahmet ve mağfiret dilemeyi, vasiyetlerini yerine getirmeyi, dostlarına ikram ve akrabalarıyla ilgilenmeyi saymıştır (Ebû Dâvûd, Edeb, 130; İbn Mâce, Edeb, 2). Annesi adına sadaka vermek isteyen sahâbîye de "Evet, ulaşır. Onun namına sadaka ver" buyurmuştur (Buhârî, Vasâyâ, 19; Müslim, Zekât, 51).
İki sınırı da Kurul koyar: bağışlanan sevapla "bir kimsenin bizzat yapması gereken ibadet borçları ödenmiş olmaz" ve "sorumluluk ferdîdir." Bağışlama için özel bir dua kalıbı yoktur; umrenizi bitirdikten sonra, tavafta, sa'yde ya da dilediğiniz bir anda "Allah'ım, bu ibadetimin sevabını … ruhuna ulaştır" anlamında dua etmeniz yeterlidir. Kaç kişiye bağışlanacağına dair bir sınır, okuduğumuz Diyanet fetvalarında geçmez.
Başkası Adına Tavaf Yapılır mı?
Özet: Nâfile tavafa başkası adına niyet edilebilir; ama kendi adına tavaf yapıp sevabını bağışlamak daha uygun görülmüştür.
Umre yapacak zamanı olmayan ya da birden çok yakınını anmak isteyen için tavaf daha kolay yoldur. Kurul'un fetvası: "Bir kimse, nâfile tavafa başlarken bu tavafı başkası adına yapmaya niyet edebilir. Ancak kişinin kendi adına nâfile tavaf yaparak sevabını dilediği kimselere bağışlaması, âlimler tarafından daha uygun görülmüştür." (İbn Nüceym, el-Bahr, 3/63-64; İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, 2/595-596)
Bir kişi için umre, diğer yakınlar için tavaf ve dua; Mekke'de geçen günleri bu şekilde paylaştırmak hem kolay hem de Kurul'un "daha uygun" bulduğu yola yakındır. Tavafın abdest ve diğer kuralları için tavaf nasıl yapılır yazımıza bakabilirsiniz.
Vekilde Aranan Şartlar ve Masraf Meselesi
Özet: Vekil Müslüman, akıllı ve ergen olmalı; masrafı gönderen karşılar, masraf dışında ücret şart koşulmaz. Bu şartlar Kurul'un hac fetvasından gelir ve umrede de yol gösterir.
Din İşleri Yüksek Kurulu vekâletle hac için şu şartları sayar (özetle): adına haccedilecek kişiye hac farz olmuş olmalı; vefat etmiş ya da devamlı âciz olmalı; vekil "Müslüman, akıl sağlığı yerinde, ergenlik çağına ulaşmış bir kişi olmalıdır"; "vekil gönderilen kişinin hac masrafı, gönderen tarafından karşılanmalıdır"; "vekil için hac masrafları haricinde bir ücret şart koşulmamalıdır"; vekil ibadeti bizzat yapmalı, ihrama girerken yalnız gönderen adına niyet etmeli ve "gönderen adına yapılacak menâsiki tamamlamadıkça kendisi için umre yapmamalıdır."
Bu şartlar farz haccın borç olarak ödenmesi için sayılmıştır; Kurul'un umre için ayrı bir şart listesi yoktur. Kurul'un başka bir hac fetvası, masrafı vekil kendi cebinden karşılarsa haccın vekâlet verenin değil vekilin kendisinin olacağını ve başkasının üzerindeki farz haccın yerine gelmeyeceğini belirtir; aynı fetva, ücret almaksızın anne-baba gibi yakınlar adına hac yapılabileceğini de ekler. Umre tarafında ise Kurul'un fetvası Hanefîlere göre başkası adına yapılan umrenin geçerli olduğunu söyler; Şâfiîlere göre farz umresi üzerinde kalmış biri için yapılacak umre onun malından yapılır.
"Bedel umre" adı altında ücret karşılığı umre yaptırma teklifleriyle karşılaşabilirsiniz. Böyle bir karar vermeden önce yukarıdaki ölçüleri ve kendi mezhebinizin görüşünü bir din görevlisine danışmanızı tavsiye ederiz.
Bedel Hac ile Umre Arasındaki Fark
Özet: Bedel hac, farz haccın borcunu ödemek için şartlı bir vekâlettir; umrede, özellikle Hanefîlere göre, kapı daha geniştir.
Hac, gücü yetene ömürde bir defa farzdır. Bu yüzden hacda vekâlet, borcun ödenmesi meselesidir ve Kurul yukarıdaki şartları bu gerekçeyle sıkı tutar. Umre ise TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Hanefîlerin çoğunluğu ve Mâlikîlerce müekked sünnet sayılır; bu yüzden Hanefî mezhebinde başkası adına umre, ödenmesi gereken bir borç olarak değil, nâfile bir ibadet olarak ele alınır. Hac ibadetinin genel kurallarını hac nedir yazımızda anlattık.
Yakını Adına Umreye Gidecekler İçin Pratik Plan
Özet: Mezhebinizi belirleyin, ilk umreyi kendiniz için yapın, ikinci umreye yakınınız adına niyet edin, diğer yakınlarınız için tavaf ve dua ile sevap bağışlayın.
| Durum | Ne yapılır? |
|---|---|
| Vefat eden anne/baba, umre yapmamış | Onun adına niyet edilerek umre (Şâfiî-Hanbelî'de terekesinden yaptırılır; Hanefî'de evladın yaptığı umre geçerli) |
| Vefat eden yakın, umresini yapmış | Onun adına nâfile umre ya da kendi umrenizin sevabını bağışlamak |
| Yaşlı/müzmin hasta, gidemiyor | Rızasını alarak onun adına umre |
| Gidebilecek durumda bir yakın | Önce kendisinin gitmesi; aksi hâlde sevap bağışlama ya da (Hanefî'ye göre) adına umre |
| Birden çok yakın | Her umreye tek kişi adına niyet (ihtiyat); diğerleri için nâfile tavaf + sevap bağışlama |
| Henüz kendi umrenizi yapmadınız | Hanefî'ye göre mümkün; tavsiye: ilk umre kendinize, ikincisi yakınınıza |
Yolculuğun süresi bu planın sınırını çizer. Kısa programlarda Mekke'deki gün sayısı sınırlıdır; daha uzun programlar ikinci umre için zaman bırakır. Örneğin Kasım Ara Tatil umresi 10 günlüktür (7 gece Mekke, 2 gece Medine), Sömestr Umresi 2027 23 Ocak – 5 Şubat 2027 arasında 14 gündür (10 gece Mekke). Medine'den mi Mekke'den mi başlanacağı da ilk umrenin gününü belirler; bunu umreye önce Medine mi Mekke mi yazımızda anlattık. Yolculuğa çocuğunuzla çıkıyorsanız çocukla umre yazımız planı tamamlar.
Sık Sorulan Sorular
Başkası adına umre yapılır mı?
Evet. Din İşleri Yüksek Kurulu'na göre Hanefîlerde başkası adına yapılan umre geçerlidir, Mâlikîlerde caiz ama mekruhtur. Şâfiîlerde umre yapmadan ölen ya da yaşlılık, müzmin hastalık gibi sebeplerle yapamayan kişi adına onun malından umre yapılması gerekir.
Ölmüş birine umre yapılır mı?
Evet. Hanefîlere göre vefat eden kişi adına yapılan umre geçerlidir. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Şâfiî ve Hanbelîlerde umre yapmadan ölen kişi adına terekesinden umre yaptırılır; vasiyeti olmasa da üçüncü bir kişi onun adına umre yapabilir.
Başkası adına umre niyeti nasıl getirilir?
Niyet ihrama girerken, mîkâtta yapılır; kalben, adına umre yapılan kişi belirlenerek umreye niyet edilir, ardından telbiye getirilir. Diyanet fetvalarında ayrı bir kalıp cümle yoktur; "Allah'ım, (falanca) adına umre yapmak istiyorum, kolaylaştır ve kabul eyle" anlamında söylenebilir.
Vekaleten umre olur mu?
Olur. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre "hacda olduğu gibi başkası yerine (niyâbet yoluyla) umre yapmak câiz görülmüştür." Hayattaki biri için, onun yaşlılık veya iyileşme ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle gidemeyecek durumda olması ve rızasının alınması esas alınır.
Kendi umremi yapmadan başkası adına umre yapabilir miyim?
Kurul, hac için daha önce hac yapmamış kişinin vekil olabileceğini, Şâfiîlere göre ise olamayacağını belirtir. Umrede tavsiye edilen yol, ilk umreyi kendiniz için yapıp ikinci umreye yakınınız adına niyet etmektir.
Bir umre iki kişi adına yapılabilir mi?
Kurul hac için "bir hac, iki kişi adına geçerli olmaz" der; umre için doğrudan bir fetva yoktur. İhtiyatlı yol, her umreye tek kişi adına niyet etmek; birden çok kişiyi anmak için umreyi kendi adına yapıp sevabını dilediği kimselere bağışlamaktır.
Umre sevabı bağışlanır mı, kaç kişiye bağışlanır?
Hanefîlere göre kişi kendi umresinin sevabını başkasına bağışlayabilir. Kurul, sevap bağışlamayı genel olarak tartışmalı kaydeder ve kimi âlimlere göre sağa da ölüye de ulaşacağını belirtir. Fetvalarda bağışlanacak kişi sayısına bir sınır geçmez; nâfile tavaf fetvası "dilediği kimselere" der.
Başkası adına tavaf yapılır mı?
Evet. Kurul'a göre nâfile tavafa başlarken başkası adına niyet edilebilir; ancak kendi adına nâfile tavaf yapıp sevabını dilediği kimselere bağışlamak âlimlerce daha uygun görülmüştür.
İkinci umre için nereden ihrama girilir?
Kurul'a göre Mekke'de bulunan kişi umre için Harem sınırlarının dışına, Hill bölgesine çıkarak ihrama girer; en çok bilinen yer Hz. Âişe Mescidi'nin bulunduğu Ten'im'dir. Harem içinden ihrama girip tavafa başlayana dem gerekir.
Son Söz
Başkası adına umre, fıkhın hem merhamete hem düzene önem veren bir alanıdır. Hükümler açıktır: Hanefîlere göre başkası adına yapılan umre geçerlidir; Şâfiî ve Hanbelîler umre yapmadan ölen ya da gidemeyecek durumdaki kişi adına umreyi gerekli ya da câiz görür; Mâlikîler caiz ama mekruh sayar. Niyet ihrama girerken yapılır; ihtiyatlı yol her umreye tek kişi adına niyet etmek, birden çok yakın için sevap bağışlamaktır. İkinci umre Harem dışından, Ten'im gibi bir yerden ihramla başlar. Yolculuğunuzu planlarken yakınlarınız için ayıracağınız günü de hesaba katın; uygun programı umre programlarımız arasından seçebilirsiniz.
Kâbe'ye yalnız kendi adınıza değil, sizi bu yola hazırlayanların adına da gidebilirsiniz; niyet sizin, kabul Allah'tandır.
Kaynaklar (13 Ekim 2026'da okundu): Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu fetvaları (kurul.diyanet.gov.tr): "Başkası Adına Umre Yapılabilir Mi?" (06.03.2024) · "Başkası Adına Nafile Tavaf Yapılabilir Mi?" · "Vekâlet yoluyla hac yapılabilir mi? Şartları nelerdir?" · "Hacca gitmemiş bir kimse, başkasının yerine vekil (bedel) olarak hacca gidebilir mi?" · "Bir kimse aynı yıl içinde hem kendisi için asaleten, hem de başkası için vekâleten hac yapabilir mi?" · "Hacca görevli gidip, masrafları ilgili kurum tarafından karşılanan görevli aynı zamanda başkası adına vekâleten hac yapabilir mi?" · "Yapılan bir ibadetin sevabı, hayatta olan veya ölmüş bir kimseye bağışlanabilir mi?" · "Harem sınırları içerisindeki kişinin Hill bölgesine gitmeden bulunduğu yerden umre için ihrama girmesinin hükmü nedir?" · "Hac veya umre için Mekke'de bulunanlar, umre yaptıktan sonra kalan günlerde yeni bir umre yapmayı mı, yoksa bunun yerine nafile tavafı mı tercih etmelidirler?" · "Bir umreyi tamamlamadan ikinci bir umre için ihrama giren kişiye ne gerekir?" · TDV İslâm Ansiklopedisi, "Umre" maddesi (Mehmet Boynukalın, 2012).



